Reçel Tadında

 

Ben çocukken, insanlar daha iyi niyetliyken, daha çok çocuk mutluyken meyveler ve sebzeler de daha mutluydu. Mutluluk insanın yüzünden belli olmaz mı? Neşesinden verdiği enerjiden belli olmaz mı? İşte tıpkı insanlar gibi meyve ve sebzelerde daha güzel kokar, daha lezzetli olurlardı. Çünkü daha mutlulardı. Hava, toprak, su hepsi mutluydu ve daha temizdi çünkü. İnsanlar daha mutlu ekerdi sebzeyi, toprağı şefkatle severdi.

Meyveler toplanır mevsiminde yenile bildiği kadar yenir artan kısmı ile reçeller yapılırdı. Meyve boldu reçel olarak saklanırdı, sebze boldu kurutularak veya konserve olarak saklanırdı. Hiç bir şey ziyan edilmezdi. Bu yıllarda belki eskisi kadar bol ve lezzetli değiller ama gelenekler, annelerden kalan miraslar insanları reçel yapmaktan hiç ayırmadı.

Anneme ‘neden bu kadar yorucu hazırlıklar yapıyorsun, reçel de yemesek olmaz mı?’ dediğim günleri hatırlıyorum. Ama annemden ayrı bir evde yaşamaya başladığım günden beri annemin hazırladığı tüm gelecek tüketimli hazırlıkları yapmaya başladığımı fark ettim. Alışkanlık mı denir buna özlem mi bilemiyorum ama annem gibi reçel yapmak, sebze kurutmak, konserve yapmak bana manevi huzur veriyor. Mutluluk veriyor. Ve tabi ki kahvaltı da kendi yaptığın reçeli yemek ve yedirmek gibisi yok sonucuna vardırıyor. Her zaman her meyveyi bulmak veya ona zaman ayırmak mümkün olmayınca da aranan lezzetleri satın almak düşüyor.

Bu sabah uyandığımda beş farklı reçelle güne başlamak beni çok mutlu etti. Bu reçeller instagram da Nursevince Lezzetler‘in düzenlediği yarışmadan aldığım ödüllerdi. Nursevince Lezzetler‘e güne böyle tatlı ve lezzetli başlamama sebep olduğu için ve harika reçeller için teşekkür ederim.

Her gününüz reçel tadında olsun dostlar.Mutlu kalın.

Sevgilerimle…

One Comment

Bir cevap yazın